
Bir şeyi anlamak yetmez. Bazen onu hissetmek gerekir.
Kalpten Koçluk bir yöntem değil. Bir durak. Hayatın seni yorup yorduğu, hızla koşarken içinden düştüğün yerde açılan ince bir alan. Orada zaman yavaşlar. Cümleler azalır. Ve kalbin, belki de uzun süredir ilk kez, kendi ritmini bulur.
Burada sorular keskin değil; yumuşaktır. Cevaplar ezberden değil; içeriden gelir. Koçluk, bildiğini unuttuğun bir seni sana tekrar hatırlatır. Anlatmadan duyulan, tarif etmeden anlaşılan bir zemindir bu.
Kalpten Koçluk, yol haritası çizmez. Ama pusulanın sende olduğunu fark ettirir. Kimi zaman susarak, kimi zaman göz göze gelerek. Ama hep yavaşça.
Bir yere ulaşmak için değil, olduğun yere tam varmak için buradayız. Çünkü dönüşüm, çoğu zaman bir adım değil, bir duruştur.